escort izmit | izmit escort | kocaeli escort | escort kocaeli | kocaeli escort

escort bayan bursa elit escort bayan görükle escort vip escort bayan eve gelen escort otele escort sınırsız escort bayan Altıparmak Escort Bayan Eskort Bayan Escort Bursa Bayan Escort Bursa Escort Bursa Escort Bayan Escort Bayan Escort Bursa Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
Bugun...



KIŞI SEVMEM!


facebook-paylas
Tarih: 26-11-2021 22:26

KIŞI SEVMEM!

KIŞI SEVMEM!
 
ALİ GALİP AKYILDIRIM
 
Soğuk odalarda sarılıp sarmalanan, ana göğsünde ısıtılan bebekleri düşündükçe,
 
Soğuktan üşüterek hasta olan çocukları, çaresiz yaşlıları, hasatlıkla boğuşanları düşündükçe,
 
Uzak dağ köylerinde doğum sancısı çeken bir anneyi,
 
Yakacak bulamayan fakir fukarayı, sokakta yatanları düşündükçe
 
Kışı sevemiyorum.
 
Kar zamanı, uzak dağ köylerinin ve yoksulların zor zamanıdır.
 
Rüzgâr kırbaç gibi insanların suratına indikçe, yoksul evlerdeki soğuk duvarları düşündükçe,
 
Fırat’ın kenarında ki kuzuyu kurdun yemesini düşünemiyorum.
 
Çöpten yiyecek ve yakacak toplayan anaları gördükçe,
 
Fırat’ın kenarındaki kuzuyu bırakın kurtlar yesin.
 
Dışarıda kar varsa fakirin yüreğinde kor vardır.
 
O kor sadece kendisini yakar kavurur da çoluk çocuğunu ısıtmaya yetmez.
 
Televizyonlar da kuzu kavurmasını afiyetle götüren, yakın çekimde cızırtısını dahi dinleten dini bütün yapımcılar nereden bilsin dışarıdaki karı, babaların yüreğindeki koru.
 
Kışı sevmem.
 
Yoksulları dizüstü yaşatır. Anaları kahrederek ağlatır...
 
Yaşamak dilenirken yoksul çocukları, babaların yüreği kan keser ve gözyaşları yüzlerinde donar...
 
Çünkü aslında gerçek olan; yalanlar ülkesinde yaşanan yoksulluk gerçeğiydi babaların sırtındaki ağır yük.
 
Kar zamanıydı ve feryadı duymayanların kör zamanıydı.
 
Yalanlar ülkesinde yaşanan gerçekti babanın sırtındaki ağır yük.
 
Eskiden yoksulluğu anlatan türkülerimiz vardı. “İnce ince bir kar yağar yoksulların üstüne” diye başlayan.
 
Yoksulluk vardı, türküleri vardı ama tüm bunlara rağmen yaşayan ve ayakta dik duran değerleri de vardı ülkemizin. İnsanlarımız bu kadar sahipsiz değildi.
 
Parasızdık, yoksulduk ama insanlıkta zengindik.
 
Her şeyi satın alan para yavaş yavaş değerleri satın aldı, İnsanlığın omurgası kırıldı.
 
Ve her şeyi ele geçirdi, dolarla yatıp kalkanlar onlara çanak tutanlar...
 
Kötülükleri örgütleyen para, ahlak, dürüstlük ve erdemi kendi içine hapsetti.
 
Biliyoruz; Paranın değerli olduğu yerlerde canlar ucuz olur.
 
Bundan dolayıdır ki fakirlerin ölümü bile kadersiz olur.
 
Kışları dondurucu olur.
 
Ya inşaattan düşerek ya göçük altında kalarak ya da elektrik akımına kapılarak can verir yurdumun garibanı, atanmayan fakülte mezunları...
 
Kaç cephede savaşır yoksul olan düşündünüz mü?
 
Ekmek cephesinde,
 
Okul cephesinde,
 
Odun kömür cephesinde,
 
Sağlık cephesinde,
 
Parasızlık cephesinde,
 
Emeğinin sömürüldüğü cephede...
 
Dahası dahası var…
 
İşte bu yüzden de kışı sevmem.
 
Yoksulları dizüstü yaşatır.
 
Anaları babaları yüz üstü yaşatır.
 
Kış demek kar zamanı demektir. Kar demek uzak dağ köylerinde ve yoksul evlerinde Azrail’le pazarlık demektir. Çocukları karşısında boynu bükük analar, babalar demektir.
 
Kışı sevmem bu yüzden, canın pazarlığının yapılmayacağını bildiğimden…
 
Biliyorum ki, zengini koruyan sistem dağ başında yaşayanı, varoşta yaşayanı, en uzak köyde yaşayanı korusaydı bu sefaletin, bu imkânsızlıkların çoğu yok olurdu. Kışlar sıcak olurdu.
 
Acımasız kış ve dolarla yatıp kalkanlar saltanatlarını sürdürürken fakir fukaranın da kışla, karla ve sefaletle imtihanı sürecektir.
 
İşte bu yüzden kışı sevmem!






Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YUKARI YUKARI