escort izmit | izmit escort | kocaeli escort | escort kocaeli | kocaeli escort

escort bayan bursa elit escort bayan görükle escort vip escort bayan eve gelen escort otele escort sınırsız escort bayan Altıparmak Escort Bayan Eskort Bayan Escort Bursa Bayan Escort Bursa Escort Bursa Escort Bayan Escort Bayan Escort Bursa Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
Bugun...


Ali Galip AKYILDIRIM

facebook-paylas
GENÇLERİ ANLAMADINIZ
Tarih: 12-01-2022 22:20:00 Güncelleme: 12-01-2022 22:20:00


GENÇLERİ ANLAMADINIZ
 
ALİ GALİP AKYILDIRIM
 
Umudunu, heyecanını, enerjisini kaybeden bir gençlikten fazla bir şey beklenmez.
 
Maalesef ki ülkemizde ki durum bu.
 
Çok genç bir nüfusa sahip olmamıza rağmen gelecekten kaygılı ve umutsuz bir genç kitleye de sahibiz.
 
Ve de en önemlisi gençlerin çok kolay harcandığı bir ülkede yaşıyoruz.
 
Heyecanlarını, ülkeden ve yönetenlerden beklentilerini anlayamıyoruz.
 
Taşkınlıklarını “isyan” olarak algılıyoruz.
 
Sokakta hak arayanlara, iş isteyenlere, sistemden şikâyetçi olanlara, haksızlığa karşı çıkanlara neredeyse “terörist” damgası vuruyoruz.
 
Düşüncelerini yaşamın bir parçası haline getirmiş ve babalarından farklı yaşayan gençleri sevmiyoruz.
 
Bizim gibi düşünsünler, bizim gibi yaşasınlar istiyoruz.
 
Onların her şeyi bize göre aykırılıktır.
 
Ruhlarını köreltip, içlerine hapsettiğimizde de “sorumsuzluk” damgasını acımadan vuruyoruz.
 
Aslında kabul etsek de etmesek de; gençlik, ruhun bedene, bedenin düşünceye, düşüncenin kendisini anlamayanlara verilen tepkinin, yanlış anlaşılmanın ve yanlış anlaşılan bir başkaldırının adıdır.
 
Başkaldırı diyorsak bu çocukluktan gençliğe geçişte değişimin adıdır.
 
Çünkü her değişim sancılı olur, çünkü her değişim yeri geldiğinde meydan okumaları beraberinde getirir.
 
Çocuk denilecek yaşlarda her şeye “evet” demesini beklediğimiz o çocuğun yerine artık her şeyi sorgulayan yep yeni birey vardır.
 
Kendisini kabul ettirmesi için de ruhunda bir asilik vardır.
 
Genç olmak, umut dolu olmaktır.
 
Genç, yüreğinde ve duyguların da hep yeni umutlar ve beklentiler taşır.
 
O umutları, hayalleri ve beklentileri yaşamak ister.
 
Büyükleri tarafından anlaşılmak ister.
 
Genç, hataları ile kabul görmek ister.
 
Yaptığı bir hatanın ömür boyu kendisi ile yaşamamasını ister.
 
Gençlik duygusu ile yanlış kararlar alsalar dahi o kararların sonuçları ne olursa olsun o kararların sonuçlarının bir deneyim olarak görülmesini ister.
 
Genç, anlaşılmak ister, iş ister, üretmek ister, çalışmak ister, beyin ve fizik gücünden yararlanılsın ister, zamanı geldiğinde yönetmek ister, ülkesini daha ileriye taşımak ister, aile olmak ister, saygın bir toplumda saygın birey olmak ister. İsteklerinin gerçekleşmesi için mücadele eder.
 
Çünkü gençten hem ailesinin, hem kendisinin hem de çevresinin beklentileri vardır. Çünkü genç herkes için bir umudun adıdır.
 
Gençlik, yanlışlığı ve haksızlığı kabul etmediğinden, bunları düzelteceğine inandığı için, kullandığı yöntemlerden dolayı “asi”liğin adı da olsa aslında “asi” olan kendisi değil damarında dolaşan kanın deliliğindendir asiliği.
 
Bundandır ki gençlere “delikanlı” denilmiştir.
 
Genç yeri geldiğinde alınmayacak risklerin alındığı bir dönemin, dünyaya meydan okumanın, beğenilmenin ve takdir edilmenin adıdır.
 
Genci anlamak olgun kişinin kendi gençliğine saygısı demektir.
 
Gençlik zamanında yaşanmamışsa bir daha geri gelmemenin adıdır.
 
Genci anlamak için “bir zamanlar bizde gençtik” sözünü söylüyorsanız o zaman gencin hakkını vermeniz gerekir, genci anlamanız gerekir.
 
Yok, yaşanmamış bir gençlikse sizin yaşadığınız o zamanda genci değil de kendinizi sorgulamanız gerekir.
 
Kabul etmeliyiz ki, biz yaşlılar, orta yaşlılar, seçim meydanlarında gençlere bağırıp kızanlar, prostatlılar, gençlerden korkuyoruz.
 
Hatalarımızı yüzümüzü vurmalarından, onların cesaretinden, bilgisinden, gelişmelerinden korkuyoruz.
 
Tek tip genç yaratmak istiyoruz. Bunu başarmak içinde içtiklerine, yediklerine, saçlarına, kıyafetlerine, arkadaşlıklarına ve özel hayatlarının her şeyine karışıyoruz.
 
Onlar bizim yanlışlarımızı görüp eleştirdikleri zamanda ortalığı savaş alanına çevirebiliyoruz.
 
Biz büyükler, onların geleceğine ışık tutmak yerine, kendilerini yok etmelerini istiyoruz.
 
Hemen yaşlanmalarını, bizlere saygı göstermelerini bekliyoruz ama biz onlara saygı göstermiyoruz çünkü gençleri sevmiyoruz.
 
Sevmiş olsaydık, üniversiteler de düşüncesini açıklayan, protesto gösterisi yapan gençlerin üzerine polisimizi göndermezdik.
 
Sokakta protesto yapan gençlere esnaflarımızın ellerinde palalarla ve sopalarla, tekmelerle gençleri dövmelerine, yaralamalarına izin vermezdik.
 
Devlet gençlerinden korkmamalı. Onlara güvenmeli. O güveni gençlere hissettirmeli ve demokrasiyi bu şekil öğrenmelerini sağlamalıdır.
 
Ülkemiz de devlet geçmiş yıllarda da gençlerinden korktu gençlerini astı.
 
Gençlerin okuduğu kitaplardan korktu kitapları yaktı.
 
Parasız eğitim isteyen gençler hapishanelere gönderildi.
 
Bugünde değişen fazla bir şey olmadığını söyleyebiliriz.
 
Kısacası gençlerin dünya görüşlerinin bizim görüş alanımızın dışına çıkmasına izin vermiyoruz.
 
Bilinmelidir ki...
 
Gençleri anlamamak, umutsuzluğa sürüklemek, onlara şiddet kullanmak, acımasızca eleştirmek ülkenin geleceğine dinamit koymaktır.
 
Unutmayalım ki bizler ne ekersek onu biçeceğiz.
 
Eğer yeni kuşak gençler “Bundan sonra size oy moy yok” diyorlarsa buna kulak vermek lazım. Anlamak lazım. Tahlil etmek lazım.
 
Bu gençler çok şey istemediler. Üniversiteye başlarken barınacak yer istediler. Aç kalmamak istediler. Özgür bir birey olarak kendi kişilikleriyle hareket etmek istediler. Bir barınmak uğruna başkalarının girdiği kalıba girmek istemdiler. Gençlerin bu insani talepleri bile anlaşılmadı.
 
Keşke ülkeyi yönetenler kendi evlatlarını anladıkları kadar tüm gençlerimiz anlamış olsalardı.
 
Lütfen anlayalım gençleri, onların önündeki tehlikeleri, riskleri biz kaldıralım.
 
Bırakalım doya doya yaşasınlar gençliklerini.
 
Yaşasınlar ki kendilerinden sonra gelecek gençleri daha iyi anlasınlar diye.
 
Ülkemize umut olsunlar diye.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI