escort izmit | izmit escort | kocaeli escort | escort kocaeli | kocaeli escort

escort bayan bursa elit escort bayan görükle escort vip escort bayan eve gelen escort otele escort sınırsız escort bayan Altıparmak Escort Bayan Eskort Bayan Escort Bursa Bayan Escort Bursa Escort Bursa Escort Bayan Escort Bayan Escort Bursa Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
Bugun...


Ali Galip AKYILDIRIM

facebook-paylas
KIRMIZI İBİKLİ BİR KÜÇÜK TAVUK VE TÜRK TARIMI
Tarih: 17-12-2021 22:20:00 Güncelleme: 17-12-2021 22:20:00


KIRMIZI İBİKLİ BİR KÜÇÜK TAVUK VE TÜRK TARIMI
 
Ali Galip AKYILDIRIM
 
Değerli okurlarım; bugün sizlere bir masal anlatmak istiyorum.
 
Yalnız bu masal, İngiltere’de zorunlu olarak okutulan ilkokul okuma kitabı "The Little Red Hen" den alınmıştır.
 
“Zamanın birinde bir çiftlikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış.
 
Tavuk kendi yiyeceğini kendisi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir hayat sürermiş. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş.
 
Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için arkadaşlarından yardım istemiş:
 
- Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek?
 
Ördek cevaplamış:
 
- Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim. Buğday yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın.
 
Domuz oradan seslenmiş:
 
- Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım.
 
Fare hemen atlamış:
 
- Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim, sonra ödersin...!
 
Ticaretten ve tarımdan anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk, bu sözler sonrasında kahve ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vazgeçmiş.
 
Ancak kahve nasıl ekilir bilmediğinden yine yardım istemiş:
 
- Kahve ekmek için kim bana yardım edecek?
 
Ördek:
 
- Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana satabilirim demiş.
 
Domuz:
 
- Ben kahve yetiştirmekten anlamam ancak kahveleri zararlı böceklerden korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım demiş.
 
Fare de:
 
- Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç veririm demiş.
 
Sonunda kırmızı ibikli tavuk çalışmaya başlamış, çalışmıııııış çalışmış.
 
Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok gübre ve ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz sonunda çok zengin olacağını hayal ederek sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş ve gerçekten de tavuk çok miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş:
 
- Kahveleri satmama kim yardım edecek?'
 
Ördek:
 
- Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim fabrikama getirmelisin.
 
Domuz:
 
- Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez.
 
Fare:
 
- Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen lazım.
 
Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve buğday yerine kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış, çünkü borç içinde imiş ve yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım istemiş:
 
- Yiyecek birkaç lokma bulmama kim yardım edecek?
 
Ördek:
 
- Ben yardım edemem, senin hiç paran yok.
 
Domuz:
 
- Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken de kalmadı, yiyecek yok.
 
Fare:
 
- Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki senin o tarlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim.
 
Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan eski tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor.
 
Kıssadan hisseyi de tarımdaki durumumuza bakarak siz çıkarın. Ama ben yine de düşüncemi yazayım...
 
Tarım ürünlerinde dışarıya aşırı bağımlı olduğumuz ve bu yüzden borç batağına saplandığımız şu zamanlarda tarım dersi bu ülkenin eğitim programından neden kaldırıldı? Köylümüz tarım ve hayvancılıkta neden hak ettiği desteği görmedi. Bu ülkenin bereket fışkıran toprakları neden kaderine terk edildi?
 
Mısırda ki piramitlerin sırrı, falanca ülkede falanca dağın yüksekliği, ABD’de ki en uzun akarsu veya omurgasız canlıların dolaşım sistemi gibi bir sürü gereksiz bilginin okutulduğu yerde; sebze meyve fiyatları almış başını giderken ve bu millet soğanı ve patatesi bile sayı ile alırken, köylerde tarların boş kaldığı bir zamanda, tarım dersi gibi hayati bir konunun okutulmayıp, patlıcanın ve çileğin ağaçta yetiştiğini sanan bir nesil yetiştirilmesi doğru mu?
 
Tarım sadece gelecek nesillerin gıda güvenliği için değil genç işsizliğini önlemek için de önemlidir.
 
Artık tarıma ve hayvancılığa bir an önce hak ettiği önemin verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde 10 -15 yıl sonra köylerimizde ne tarım ne de hayvancılık üretimi yapacak insan kalmayacak.
 
Önlem alınmazsa milli tarıma sahip çıkılmazsa BOP planı tıkır tıkır işleyecek bunun sonucunda da bereketli araziler ve su kaynakları el değiştirecek, köylümüz asıl o zaman dış güçlerin ırgatı olacak. Türk milleti de sebzeyi ve meyveyi sayı ve gramla almaya alışacaklar.
 
Ülkemizde ki bazı siyasetçilerin “dış güçlere” sövmek yerine onların tarım mucizelerini inceleyip örnek almaları çok daha yararlı olur diye düşünüyorum.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI