escort izmit | izmit escort | kocaeli escort | escort kocaeli | kocaeli escort

escort bayan bursa elit escort bayan görükle escort vip escort bayan eve gelen escort otele escort sınırsız escort bayan Altıparmak Escort Bayan Eskort Bayan Escort Bursa Bayan Escort Bursa Escort Bursa Escort Bayan Escort Bayan Escort Bursa Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
Bugun...


Ali Galip AKYILDIRIM

facebook-paylas
"EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ!”
Tarih: 25-12-2021 22:18:00 Güncelleme: 25-12-2021 22:18:00


"EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ!”
 
ALİ GALİP AKYILDIRIM
 
Bir zamanlar yol kesen, halkı soyan hırsız, soysuz adi eşkıyaların karşısında, halkın yanında olan namlı efelerimiz de vardı. Devlet onların kutsalıydı. Yıllar yıllar önce devletin ulaşamadığı, halkın sıkıntı yaşadığı yerlerde onlar vardı.
 
Dağları mesken tutmuşlardı ama aslında halkın gönlünde yaşarlardı.
 
Bazı bölgelerimizde onlara efe denirdi, bazı bölgelerimizde de o yiğitleri aşağılamak için eşkıya denirdi..
 
Oysaki o adına eşkıya denilerek aşağılanmaya çalışılanlar, o zamanlar namerdin, soysuzun, namussuzun, haksızın üzerine giderdi.
 
Onların yaşamı yiğitlik, mertlik, yardımseverlik ve fedakârlık üzerine kurulmuş bir yaşamın hikâyesidir.
 
Onlar ki zulüme, haksızlığa başkaldıran, fakir fukarayı koruyup gözeten, zalimlere korkulu rüya olan, ulusal çıkarları, her şeyin üstünde tutan, gerektiğinde yurt savunmasına koşan yiğitlerdir.
 
Heybetinden korkulan bir efsaneydi onlar; onlar sinirlenip te gürledi mi yer gök inlerdi seslerinden.
 
Yaptıkları her güzel ve hayırlı işlerde mazlumun duasını alan, yoksulun hakkını arayan, zalimden hesap sorandı onlar.
 
Haksız zalimin karşısında merhametsiz, güçsüzün karşısında, yufka yürekli olurdu onlar.
 
Fakir fukara babası, haksız kazançla zengin olanın korkulu rüyasıydı onlar..
 
Günümüzde bile özlemi duyulan adalet avcılarıdır onlar.
 
Gün oldu haklarında fermanlar çıkarıldı. İşte o zaman yollarını dağlara çevirdiler, “ferman padişahın ise, dağlar bizimdir” dediler.
 
Bundan dolayı da dağların sahipleri idi onlar. O yüzden “yiğit yatağı” denirdi dağlara.
 
Haksızlık bela olunca halka ve haklıya, ya sineye çekilirdi ya da dağdaki yiğitlere bir selam gönderilirdi.
 
Haksızlığı sineye çekmeyecek kadar onurlu, zalime meydan okuyacak kadar cüretli olan o yiğitler, ya bu dünyayı dar ederlerdi kendilerine ya da dar ederlerdi zalime.
 
Ne zaman ki zalimin yolu kesilse, yaptıkları zulümüm hesabı sorulsa yoksul köylü bilirdi ki bu kendilerinin intikamıdır.
 
Halkta o yüzden kapılarını sonuna kadar o yiğitlere açarlardı. Sevgilerini kuruşun işlemesin diye o yiğitlere dua yapar onların boynuna takarlardı.
 
Ölümsüz olarak bilinirdi o yiğitler halk arasında.
 
Çünkü onlar sonsuzluktan gelip sonsuzluğa gidenlerdi, çünkü onlar Âdem misali bir aşk uğruna, bir sevda uğruna, haksızlık uğruna kendini sürgüne gönderenlerdi.
 
Halkın ekmeğine aşına göz koyanların korkulu rüyasıydılar.
 
Zalimden hesabı açıkça sorarlardı. Korku nedir bilmezlerdi çünkü haklıdan yanaydılar.
 
O zamanın adı eşkıyaya çıkmış yiğitleri dağlarda yaşarlardı ama aslında yoksul halkın gönlünde yaşarlardı.
 
Ezilen, sömürülen, yok sayılan, zulümle maraba yapılan halkın masal kahramanlarıydı onlar.
 
Dağlarda ölünceye kadar hep hırsızların, zalimlerin üzerine gittiler, gariban halkın değil.
 
Yeri geldi hırsızların halktan çaldıklarını onlardan alıp halka geri dağıttılar.
 
Yeri geldi zalimin karşısında adalet dağıttılar.
 
Ne ağa tanıdılar, ne kalleşlik..
 
Her şeyleri mertlik kokardı..
 
Aslında “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” türküsü onlar için yazılmadı.
 
Günümüz haramzadeleri için, yasal soyguncuları için, işçinin, köylünün hakkını çalanlar için, halkın ekmeğini ve emeğini çalanlar için yazıldı.
 
Yağmacılar için, talancılar için, yetimin, öksüzün kanını emenler için yazıldı.
 
Gün içinde durmadan fiyat etiketleri değiştiren marketler zinciri için yazıldı.
 
Yağlı ballı ihaleler alanlar için yazıldı.
 
Bir verip bin isteyen bankalar için yazıldı.
 
Günümüz eşkıyaları ile kalleş bir dünya yaratıldı.
 
Ve diyorum ki; Onların olsun şerefsiz haram kazançlar.
 
Bize namuslu eşkıyalarımızı geri versinler, günümüz eşkıyaları dünyaya hükümdar olmasınlar.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI