escort bayan bursa elit escort bayan Altıparmak Escort Bayan Eskort Bayan Escort Bursa Bayan Escort Bursa Escort Bursa Escort Bayan Escort Bayan Escort Bursa Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
adalar escort adana escort anadolu yakası escort ankara escort antalya escort arnavutköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort aydın escort bağcılar escort bahçelievler escort bakırköy escort balıkesir escort başakşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bodrum escort bursa escort büyükçekmece escort çanakkale escort çatalca escort diyarbakır escort düzce escort edirne escort elazığ escort esenler escort esenyurt escort eyüp escort fatih escort gaziantep escort gaziosmanpaşa escort güngören escort istanbul escort izmir escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kocaeli escort konya escort küçükçekmece escort kuşadası escort malatya escort maltepe escort marmaris escort mersin escort muğla escort pendik escort rus escort sakarya escort sancaktepe escort sarıyer escort şile escort silivri escort şişli escort sultanbeyli escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort yalova escort
Bugun...


İSMAİL AKYILDIRIM

facebook-paylas
NE FORMASYON, NE DE KPSS VARDI
Tarih: 13-08-2023 22:32:00 Güncelleme: 13-08-2023 22:32:00


NE FORMASYON, NE DE KPSS VARDI

 
İSMAİL AKYILDIRIM
 
"Ceketimi satıp seni okutacağım…"
 
Çok eskiden büyüklerin sıkça kullandığı klasik laflardan birisiydi.
 
Eğitim için tüm zorluklara katlanacağının ifadesiydi bu sözler…
 
Sen oku, gerekir ise paltomu satarım…
 
Düşünebiliyor musunuz?
 
Büyütüp yetiştirdiğiniz evladınızın okuması…
 
İşe güce kavuşması kadar güzel bir şey olabilir mi?
 
Emeği ile okuyup bir yerlere gelenler çok eskidendi…
 
Köy enstitüleri, öğretmen liseleri derken ardından eğitim enstitüleri...
 
Ebe okulu, hemşirelik…
 
Öğretmen okulunu bitiren öğretmen, ebe okulunu bitiren ebe olarak tayin oluyordu.
 
Mühendis ve veteriner hekimin göreve atanması bir iki ay içerisinde gerçekleşiyordu…
 
Tıp mezunu doktor parmakla gösteriliyordu.
 
Satılan ceketle okutulan eserlerdi bunların hepsi…
 
Tahsilli kişiye önem verilir, mesleğine saygı duyulurdu.
 
O yıllarda ne formasyon vardı, nede KPSS...
 
Şimdi gelinen noktaya bakıyoruz.
 
Üniversiteler, her yıl binlerce mezun veriyor.
 
Baba, ana, ağabeyi, akraba eline bakan, yüzbinlerce üniversite mezunu gençlerimiz var.
 
Patates, biber satan, cep telefonu tamirciliği yapan bilgisayar ve elektrik mühendisleri…
 
Hele bir de uçak, uzay mühendisliği var ki, dostlar başına…
 
Her ile bir üniversite kuruldu…
 
Denildi ki, herkes memleketinde okusun.
 
Elbette ki okumak çok çok  güzel...
 
Ardından ne söylendi?
 
Her üniversite mezunu işe girecek diye bir kural yoktur…
 
Kuralı koyanlar, bu üniversiteleri kurmadan önce işsizliğin muhasebesini iyi yapmalıydılar.
 
Peki ya işsizliği istihdam etmek kimlerin göreviydi?
 
Üniversiteleri açmaya gelince kolay oluyor da, konu işe gelip dayanınca kural mı oluyor?
 
Üzülüyorum…
 
Hakikaten üzülüyorum.
 
Yol parası,
 
Yurt parası,
 
Giyim kuşam,
 
Tonlarca zahmet…
 
Bir öğrenci babasının satılacak olan köhne ceketi, bütün bunları karşıladığına göre,
 
Kocaman devlet baba, işsizliği kucaklayacak ceketi bulamıyor mu?




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI