Henüz ayrılmamıştık, henüz bölünmemiştik…
İSMAİL AKYILDIRIM
Bundan tam on beş, belki on yedi yıl önceydi.
Elime Ayfer Tunç'un yazmış olduğu bir kitap geçti...
"Bir maniniz yoksa annemler size gelecek..."
Kitabı okumaya başlayınca,
Üzüldüm, ağladım... Gülücükler attığım bile oldu.
İçimi çektiğim, özlemlerle dolu geçmiş yıllara götürdü.
Yine çok uzun yıllar önce, siyah beyaz televizyon dönemlerinde,
ekrana çıkan yaşlı konuklar, eski bayramları anlatırlardı...
Pek anlamazdım dinlerken o insanları...
Yıllar sonra onları anlayacağımı nerden bilebilirdim ki...
Mazi güzeldir...
Hatıraları vardır.
İçimizi çeke çeke, içimize çeke çeke yad ettiklerimiz olmuştur.
Anamız, babamız, kardeşlerimiz, akrabalarımız, komşularımız...
Çocukluğumuzun, hatta gençliğimizin geçtiği, mahalle ortamları...
****
Belkide hepimizi alıp, yıllar öncesine götürecek;
Sabahattin Ali'nin o güzelim ifadeleriyle baş başa bırakıyorum.
***
Eskiden, kar yağardı.
Henüz ayrılmamıştık, henüz bölünmemiştik.
Aynı mahalledeydik,
zengini, fakiri, esnafı,
yoksulu, bir arada birliktik,
omuz omuza sımsıcak yaşardık ve kar yağardı bembeyaz,
lapa lapa henüz bölünmemiştik,
henüz ayrılmamıştık.
Henüz icat olmamıştı,
kooperatifler, siteler,
dubleksler, tripleksler,
olmaz olası kartonpiyerler.
Gariban sıkışınca kime gidebileceğini bilir
Zengin kimi gözeteceğini bilir,
esnafla memur gül gibi geçinip giderdi ve kar yağardı bembeyaz lapa lapa.
Henüz ayrılmamıştık henüz bölünmemiştik…
Fakir zengini hırsızlıkla zengin, fakiri tembellikle suçlamazdı.
Çünkü kar yağardı lapa lapa..
Çünkü kar yağardı bembeyaz çünkü karın temizliği yüreklerimize vurmuştu..
Kar rahmetti çünkü kar bereketti. Adam boyu adamlarda adamdı o zamanlar
Ne Cumhuriyet Caddesinde onun bunun namusuna kötü gözle bakar ne de laf atardılar.
Çünkü senin namusun benim benim namusum senindi bir idik biz idik ve kar yağardı.
Adam boyu ve adamlar adamdılar o zamanlar kar sendin,
kar bendim, kar bizdik...
Eridik, eridik, eridik, eridik...
(Sabahattin Ali Gece uzun… biz eskide kaldık.)