|
Tweet |
AB Komisyonu, 2025 Türkiye Raporu’nu Açıkladı
AB, Türkiye’yi “aday ülke ve kilit ortak” olarak nitelendirdi ancak demokrasi, yargı bağımsızlığı ve temel haklar konusunda eleştirilerde bulundu.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2025 Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı Türkiye Raporu’nu kamuoyuna açıkladı. Rapor, Türkiye’nin birçok ortak çıkar alanında AB için “aday ülke ve kilit ortak” olmaya devam ettiğini vurgularken, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü alanında eleştiriler içerdi.
Rapor, AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos tarafından duyuruldu. Kos, değerlendirmelerin “değişen jeopolitik ortamda” okunması gerektiğini belirterek, “Türkiye, Doğu Akdeniz’de olduğu gibi Karadeniz’de de AB ile aynı stratejik çıkarlara sahip aday ülke ve kilit ortaktır.” ifadelerini kullandı.
Ancak Kos, Türkiye’de demokratik standartlar, yargı bağımsızlığı ve temel haklar konularında ilerlemenin yetersiz olduğunu, katılım müzakerelerinin 2018’den bu yana durma noktasında kaldığını hatırlattı.
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, AB’nin genişleme sürecini “iç süreçlerin yavaşlatmaması gerektiğini” vurguladı. Amor, “Türkiye bir aday ülkedir. Bunu her fırsatta hatırlatmak gerekiyor.” dedi.
Rapor, Türkiye’nin yılda 5 binden fazla organ nakli yapabilen sağlık altyapısına, güçlü ekonomi politikalarına ve aktif dış politikasına dikkat çekti.
Ekonomik bölümde Türkiye’nin “işleyen bir piyasa ekonomisi oluşturmada oldukça ileri bir noktada” olduğu ifade edilirken, sıkı para politikasıyla enflasyonun düşürülmesinde ilerleme kaydedildiği belirtildi.
Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk rolü, Karadeniz tahıl koridorunu yeniden canlandırma çabası ve Orta Doğu’da iki devletli çözüm vurgusu da raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Raporda ayrıca Türkiye’nin Suriye’de rejim değişikliğinin ardından artan nüfuzuna, Somali ve Etiyopya arasında yürüttüğü arabuluculuk faaliyetlerine ve Ermenistan’la normalleşme sürecindeki ilerlemeye değinildi.
AB Komisyonu, Türkiye’ye ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanlarında reform çağrısı yaptı. Ekonomik alanda ise kadın istihdamı, yolsuzlukla mücadele ve rekabet politikalarında şeffaflığın artırılması önerildi.
Raporun sonunda, Türkiye’nin “AB’nin güvenlik ve istikrarı açısından stratejik öneme sahip bir ülke” olduğu vurgulandı.