|
Tweet |
Dijital Çağın Gölgesinde Büyüyen Nesil...
FARUK OCAK
Dün Siverek, bugün Kahramanmaraş…
Yüreğimiz bir kez daha yandı. Bu acı olaylar yalnızca birkaç ailenin değil, toplumun tamamının içini sızlatan derin bir uyarı niteliği taşıyor. Çünkü artık mesele bireysel hataların ötesinde, çağın getirdiği yeni risklerle yüzleşme zorunluluğudur.
Günümüz dünyasında çocuklar yalnızca sokakta değil, ekranların ardında büyüyor.
Ellerindeki cihazlar, onların dünyaya açılan kapısı olurken aynı zamanda kontrolsüz bir etki alanına da dönüşüyor. Şiddetin sıradanlaştığı oyunlar, duygusuzluğu normalleştiren içerikler ve gerçeklik algısını zayıflatan dijital atmosfer, genç zihinlerde derin izler bırakıyor. Bu durum, akademik başarıyla övünen ama duygusal gelişimi ihmal edilen bir neslin ortaya çıkmasına neden oluyor.
Bugün yaşanan olaylar bize açıkça gösteriyor ki eğitim sadece diploma değildir. Eğitim; empati kurabilen, öfkesini yönetebilen, merhamet duygusunu kaybetmeyen bireyler yetiştirebilmektir. Aksi halde bilgiyle donatılmış ama vicdani yönü zayıf bireyler, toplumun en kırılgan noktalarında büyük yaralar açabilir.
Dijital dünyanın etkisi inkâr edilemez bir gerçektir. Sosyal medya platformları, diziler ve kontrolsüz içerikler, gençlerin davranış kalıplarını doğrudan şekillendiriyor. Şiddetin eğlenceye dönüştüğü, rekabetin düşmanlığa evrildiği bu içerikler, zamanla gerçek hayatla sanal dünya arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor. Bu nedenle ailelere, eğitimcilere ve topluma büyük sorumluluk düşüyor. Çocukların yalnızca ders notlarını değil, duygu dünyalarını da takip etmek zorundayız.
Artık meseleye siyaset üstü bir bakış açısıyla yaklaşma zamanı gelmiştir. Sosyal medya düzenlemelerinin güncellenmesi, içerik denetimlerinin güçlendirilmesi ve çocukların psikolojik gelişimini destekleyen politikaların hızla uygulanması gerekiyor. Bu, tartışmalarla zaman kaybedilecek bir konu değil; geleceğimizi korumak adına birlikte hareket edilmesi gereken bir sorumluluktur.
Bugün sessiz kalırsak yarın daha büyük acılarla karşılaşabiliriz. Çünkü her ihmal edilen duygu, her görmezden gelinen uyarı, toplumun kalbinde derin bir yaraya dönüşebilir. Bizler çocuklarımızı sadece başarılı değil, aynı zamanda vicdanlı, merhametli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştirmek zorundayız. Bu, yarınlarımızın en güçlü teminatıdır.
Hayatını kaybeden evlatlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Ailelerine sabır ve metanet niyaz ediyorum. Yaralanan kardeşlerimize Rabbimden acil şifalar diliyorum. Bu acıların bir daha yaşanmaması için toplum olarak daha bilinçli, daha duyarlı ve daha kararlı olmamız gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz.