İSMAİL AKYILDIRIM
Yunanlı kurgusal kahramanlardan olan Phaedrus’un öyküsüdür...
Bir gün kurt ile kuzu susayınca tesadüfen aynı dere kenarına gitmişler.
Kurt derenin üst tarafında, kuzu ise alt tarafında su içmeye başlamış.
Bir bahane yaratıp kuzuyu yemek isteyen kurt şöyle seslenmiş:
“Bana bak kuzu, neden benim içtiğim suyu bulanıklaştırıyorsun?”
Kuzu korkudan titreyerek, “Özür dilerim ama ben böyle bir şeyi nasıl yapabilirim,
ben derenin alt tarafında sizin önünüzden geçen suyu içiyorum” demiş.
***
Minik kuzu bu sözüyle kurdun bahanesini yani kanıtını çürüttüğünü düşünmüş.
Fakat kurt kararlı, bir bahane bulup mutlaka kuzuyu yiyecek.
Bu kez şöyle seslenmiş:
“Hey kuzu sen 6 ay önce benim hakkımda kötü konuşmuşsun.”
Kuzu “ama” der, “ben 6 ay önce daha doğmamıştım.”
Kuzu sahte delilleri tek tek çürüterek hayatta kalacağını sanmaktadır.
Bilmiyor ki, Kurt kararlıdır; sadece aradığı “orman yasallığı”dır.
Yani kuzunun bir suç işlediğine orman kamuoyunu ve kendini inandırmaya çalışmaktadır.
Ve kurt son olarak “tamam sen konuşmamış olabilirsin ama baban konuştu” der,
kuzunun üstüne atılır ve paramparça ederek yer!
***
Peter Marshall'in sözünü anımsamak da fayda vardır ki, kıymetli bir sözdür;
"Yapılmış küçük işler, plânlanmış büyük işlerden çok daha iyidir."
Çünkü, Fenelon'un dediği gibi "Herkes bir gayretkeşlik görünüşü altında ihtirasını gizler..."
Ez cümle S.L.Braundon'dan gelsin :
"Başkalarının yolunda yürüyenler, ayak izi bırakamazlar !"