|
Tweet |
Kars Milletvekili Koçyiğit TBMM'ye soru önergeleri verdi
ERCÜMENT DAŞDELEN
Yeşil Sol Parti Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, çocuk adalet sisteminin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek çözüm önerisi sunarak Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.
Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, çocuk adalet sistemindeki sistematik ve akut sorunlara dikkat çeken bir önerge sundu. Çocukların haklarının korunması ve çocuklar için adil bir yargılama sürecinin sağlanması amacıyla daha fazla çaba harcanması gerektiğini vurgulayan Koçyiğit, önergesinde çocuk haklarına dayalı, adil ve etkili bir adalet sistemi oluşturulması ve çocuk mahpusların yaşadığı sorunların çözülmesi için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.

Önergede, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerindeki çocuk suçluluğu artışına işaret ediyor. TUİK'e göre, 2021 yılında güvenlik birimlerine yansıyan olayların 132,943'ü çocukların suça sürüklenmesi sonucu meydana geldi. Bu sayı, 2022'de 206,853'e yükseldi. Çocukların yüzde 37.8'i yaralama suçu, yüzde 25.2'si hırsızlık, yüzde 4.5'i uyuşturucu veya uyarıcı madde suçu ile ilişkilendirildi.
Adalet Bakanlığı Adli İstatistiklerine göre (2021), ceza mahkemelerine getirilen dosyalardaki çocuk suçlu sayısı 95,755. Bu, önceki yıllardan gelen dosyalarla birleşerek toplamda 228,895 çocuğun yargılanmasının devam ettiği anlamına geliyor. Mahkûmiyet kararlarının yüzde 40.8'i hapis cezasına çevrildi. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 3 Temmuz 2023 tarihli verilerine göre, 1,013 çocuk hükümlü ve toplam 1,559 çocuk tutuklu bulunuyor. Tutuklu çocukların 1,496'sı erkek, 63'ü ise kız çocukları.
Koçyiğit'e göre, çocuk adalet sistemi, 6 Şubat depremlerinden de olumsuz etkileniyor. Depremin merkez üssü olan Elbistan ve Kahramanmaraş'ta, mahkemeler ve çocuk şube müdürlükleri işlevsiz hale geldiği gibi çocuk mahpuslar da farklı illere sevk edilerek özel ihtiyaçlarının gözetilmediği koşullara maruz kalıyor.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit'in önergesine göre, çocuk adalet sisteminde yaşanan sorunlar Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi tarafından da eleştirildi. Komite, Türkiye'ye çocuk adalet sisteminde iyileştirmeler yapılması ve uluslararası standartlara uyum sağlanması çağrısında bulunmuştu.
Önergede, tüm çocukların hakları ile donatılmış, her türlü hak ihlalinden, ihmal ve istismarlardan korunmuş, güvende ve özgür bir şekilde gelişimlerini tamamlamalarının devletin ve tüm yetişkinlerin sorumluluğu olduğu açıkça ifade ediliyor. Bu konuda, barolar, alanda çalışma yürüten sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve akademisyenlerin işbirliği ve koordinasyon içinde çalışmasının sağlanması ve adli sistemdeki çocuklar ve çocuk mahpusların sorunların araştırılması, hak ihlallerinin önüne geçilmesi ve çocuk hakları temelli bir adli sistemin inşası amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması arz ediliyor. Konunun TBMM gündemine alınması ve tüm milletvekillerinin çocuk haklarından yana adım atması bekleniyor.
-Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin' soru önergesi-
Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, 6 Şubat depremlerinin üzerinden tam altı ay geçmesinin ardından kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarının ve depremden etkilenen kadın ve çocukların durumuna dair raporlar ve saha gözlemlerini temel alarak oluşturduğu soru önergesini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından cevaplandırılması istemiyle TBMM'ye sundu. Önerge, deprem bölgelerinde yaşayan kadınların ve çocukların eğitim olanaklarının iyileştirilmesine ve psikososyal destek sağlanmasına yönelik önemli soruları ve talepleri içeriyor.
Önergede, deprem sonrasında kadınların çadır, konteyner veya barakalarda kalarak temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektikleri ve maddi destek ile hukuki danışma gibi ihtiyaçların yetersiz kaldığı eğitim hakkının erişimin de çok büyük zarar gördüğü vurgulanıyor.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Milli Eğitim Bakanlığı'na yönelik sorularında deprem bölgelerindeki kadınların eğitim olanaklarının ve psikososyal desteklerin artırılması için hangi önlemlerin alınacağını soruyor. Depremden etkilen çocuk ve gençlerin eğitim süreçlerinin devamlılığını sağlamak için ne gibi destekler sunulacağı konusunda açıklamalar bekliyor.
Önerge, aynı zamanda deprem bölgelerindeki eğitim kurumlarında toplumsal cinsiyet perspektifi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda farkındalık yaratma çalışmalarının önemini vurguluyor. Bu bağlamda, eğitimcilerin, okul personelinin ve öğrencilerin bilinçlendirilmesi için düzenlenecek programların içeriği ve uygulanma süreçleri hakkında da bilgi talep ediyor.
Kadına yönelik şiddetle mücadele, cinsiyete dayalı ayrımcılıkla mücadele ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularının, deprem bölgelerindeki eğitim müfredatına nasıl entegre edileceği, öğrencilere ve yetişkinlere yönelik farkındalık eğitimleri düzenlenmesi için planlanan çalışmalar da önemli sorular arasında yer alıyor.
Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit'in Milli Eğitim Bakanlığı'na sunduğu önerge, deprem bölgelerinde yaşayan kadınların ve çocukların eğitim ve psikososyal destek ihtiyaçlarına odaklanarak, eğitimin bu süreçte önemli bir role sahip olduğunu vurguluyor. Bakanlığın önergeye vereceği cevabın hem alınacak önlemlerin belirlenmesinde hem de kadınların ve çocukların güvenlik ve haklarının korunmasında belirleyici bir etken olması bekleniyor.
Önergede yer alan sorular ise şöyle:
Deprem sonrasında çadır, konteyner veya barakalarda kalan kadın ve çocukların eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için Milli Eğitim Bakanlığı olarak hangi önlemleri almayı planlıyorsunuz?
Depremden etkilen çocuk ve gençlerin eğitim süreçlerinin devamlılığını sağlamak için ne gibi destekler sunuyorsunuz?
Deprem bölgelerinde yaşayan genç kadınların ve çocukların eğitimlerini sürdürebilmeleri ve duygusal yükleriyle başa çıkabilmeleri için Milli Eğitim Bakanlığı olarak hangi psikososyal destek programları ve rehberlik hizmetleri sunmaktasınız?
Deprem sonrasında şiddet ortamından uzaklaşan kadın ve çocukların eğitim süreçlerine yeniden dahil olmaları ve okula uyum sağlamaları için ne gibi önlemler almayı planlıyorsunuz?
Milli Eğitim Bakanlığı olarak deprem bölgelerindeki kadın ve çocukların eğitim olanaklarına yönelik ihtiyaç tespiti ve planlamalar için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Deprem bölgelerindeki eğitim kurumlarında toplumsal cinsiyet perspektifi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda farkındalık yaratmak için hangi eğitim programları ve rehber materyalleri sunulmaktadır?
Kadına yönelik şiddetle mücadele, cinsiyete dayalı ayrımcılıkla mücadele ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eğitimcilerin ve okul personelinin bilinçlendirilmesi için ne tür programlar ve atölye çalışmaları düzenlemeyi planlıyorsunuz? İçeriklerini kimlerle hazırlıyorsunuz?
Deprem bölgelerindeki okullarda kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda öğrencilere yönelik farkındalık eğitimleri düzenlemeyi planlıyor musunuz? Bu eğitimlerin içeriği ve uygulanma süreçleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Deprem bölgelerindeki okullarda yaşanan şiddet olayları ve riskli durumlarla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı olarak nasıl bir mekanizma geliştirmeyi planlıyorsunuz?
Deprem bölgelerinde hangi sivil toplum kurumlarının eğitim çalışmaları yapmasını izin veriyorsunuz? Birlikte çalışma yürüttüğünüz veya işbirliği içinde olduğunuz kurumlar hangileridir?
-Depremden Etkilenen Kadın ve Çocukların Sağlığına Yönelik Çalışmaları TBMM Gündeminde!"-
Yeşil Sol Parti Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit deprem sonrası kadınların ve çocukların durumuna dikkat çekmeye devam ediyor. Koçyiğit bu sefer de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın cevaplandırması istemiyle TBMM'ye soru önergesi sundu. Deprem sonrasında kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmaları ve sağlık sorunlarına dair önemli sorular içeren önerge, deprem bölgelerinde yaşanan zorlukları gündeme taşımayı amaçlıyor.
Önergede, deprem sonrasında kadınların yaşadığı zorluklar ve şiddet mağduru olan kadın ve çocukların durumuna yönelik raporlar ve saha gözlemleri değerlendirildi. Çadır, konteyner veya barakalarda kalan kadınların temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiği, maddi destek ve hukuki danışma gibi ihtiyaçların yetersiz kaldığı, genç kadınların eğitim ve duygusal yükleriyle başa çıkma ihtiyacının desteklenmediği belirtildi. Şiddet mağduru olan kadınların dahi desteklere erişimde zorluk yaşadığı ve kolluk kuvvetlerinin kadına yönelik şiddet vakalarında yeterli sorumluluğu üstlenemediği vurgulandı.
Önergede, sağlık alanında alınması gereken önlemlere de yer verildi. Deprem bölgelerindeki çadır kentlerde yaşayan kadınların psikososyal sağlığı ve ruh sağlığına yönelik hangi tür destek ve hizmetlerin sağlandığı, sağlık personelinin kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve şiddet mağdurlarının tespiti konusunda eğitimlerinin düzenlenip düzenlenmediği, çocuklar arasında yaşanan travma ve psikososyal sorunlara yönelik tedbirlerin neler olduğu gibi önemli sorular yer aldı.
Önergede yer alan sorular şöyle:
Deprem bölgelerindeki çadır kentlerde yaşayan kadınların psikososyal sağlığı ve ruh sağlığına yönelik hangi tür destek ve hizmetler sağlanmaktadır? Sağlık Bakanlığı olarak bu hizmetlerin niteliği ve etkinliği üzerine yapılan bir değerlendirme var mıdır?
Şiddet mağduru olan kadınlar ve çocuklar için acil sağlık hizmetlerine erişim konusunda hangi önlemler alınmıştır? Hangi sağlık kurumları ve birimlerinde şiddet mağdurlarına yönelik hizmetler sunulmaktadır?
Deprem sonrasında kadınların çadır kentlerde yaşadığı hijyenik koşullar ve salgın hastalıklara yönelik risklerle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan inceleme ve önlemler nelerdir?
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve şiddet mağduru olan kadınların tespiti konusunda sağlık personeli için eğitim programları düzenlenmekte midir? Bu konuda sağlık personeli tarafından yapılan müdahaleler ve tespitlerin etkinliği değerlendirilmekte midir?
Deprem bölgelerindeki kadınların cinsel sağlık hizmetlerine erişimi nasıldır? Bu konuda yapılan çalışmalar ve sağlık hizmetlerinin niteliği hakkında bilgi verebilir misiniz?
Deprem sonrasında çocuklar arasında yaşanan travma ve psikososyal sorunlara yönelik Sağlık Bakanlığı tarafından hangi tür tedbirler alınmıştır? Çocukların ruh sağlığına yönelik hizmetlerin niteliği ve yaygınlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Deprem bölgelerinde kadınlara yönelik şiddetle mücadelede farkındalık ve önleme çalışmaları için hangi tür kampanyalar ve eğitimler düzenlenmektedir?