|
Tweet |
Naif Alibeyoğlu "Açıklama yapamayan kişilerin CHP de sorumlulukları olmamalı"
Kars Eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu yazılı bir basın açıklması yaptı.
Alibeyoğlu açıklamasında, "Ne hazindir ki; bir güne bir gün Sayın İl Başkanının Kars’ın sorunlarına, onca olumsuzluklara, yolsuzluklara ilişkin tek bir açıklaması yok. Korkak ve iktidardan nemalandığı için açıklama yapamayan kişilerin CHP de sorumlulukları olmamalı." Diyerek şu açıklamalarda bulundu.
Değerli partili arkadaşım,
Bir önceki il başkanlığı seçiminde demokratik olmayan bir yönteme tepkimiz nedeniyle sayın Onur Uludaşdemir’i aday olmaya ikna ederek ve arkadaşlarımızın desteğiyle seçtik.
Ama ülke gerçeği; en küçük dernek başkanlığına gelen adeta krallığını(!) ilan ediyor.
“İlk imza veren” olması hasebiyle adeta dokunulmazlık zırhına soktu kendini. Yönetimi hiçe sayan, tamamen kendi başına kararlar alan bir kişiliğe dönüştü.
Türkiye’nin en yoksul ikinci şehri olarak açıklanan bu şehirde binlerce materyal olmasına rağmen; onca yoksulluk, onca yolsuzluk diz boyu, esnaf siftah yapamaz durumda, tefeciye düşmüş, mafya kol geziyor, gençlik uyuşturucuya teslim olmuş, işsizlik had safhada, büyük bir göç var, hastalarımız başka illere sevk ediliyor, ürün fiyatları kat be kat fazla, doğalgaza para ödeyemiyor insanlar, çoğu kesik.
Stadyumu olmayan tek il, spor bitmiş durumda. Yollar bozuk , belediye hizmeti yok. Vb vb…
Ne hazindir ki; bir güne bir gün Sayın İl Başkanının Kars’ın sorunlarına, onca olumsuzluklara, yolsuzluklara ilişkin tek bir açıklaması yok.
Korkak ve iktidardan nemalandığı için açıklama yapamayan kişilerin CHP de sorumlulukları olmamalı.
Ülkü Ocakları sınıflarda “ülkücülük” dersi veriyor. Bir başka zaman okullarda kitap dağıtıyor, MHP il Başkanı yaptığı basın açıklamasında; “Bugün geldiğimiz noktada CHP, beka sorunudur. CHP, emir ve talimatları menşei belli olmayan şer odaklarından alan bir tehdit unsurudur. İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinizin yaptıkları yolsuzluklar, konser adı altında yaptıkları milyonluk vurgunlar hakkında neden suç duyurusunda bulunmuyorsunuz? Ülkü Ocakları size on gömlek fazla gelir” diye açıklama yapıyor. Sadece ben ve bir kaç arkadaşımız bireysel cevabi bir açıklama yapıyoruz. İlçe Belediye Başkanlarımız, yönetim kurulu; “Başkanım birlikte bir basın açıklaması yapalım “ demelerine rağmen cevap yok.
Seçimlerde ilçe adaylarının belirlenmesinde tek başına kararlar vermesi. Arpaçay’da; kendisi de dahil il Yönetim Kurulu karar vermesine rağmen adayı son anda değiştirmesi, vb nedeniyle belediye seçimleri ülkedeki büyük başarıya rağmen adeta dibe vurdu. İki belediye başkanımızın bireysel çabalarıyla kendi ilçelerinde seçim alınmıştır.
Aylarca partide hiç bir etkinlik yok.
İl Başkanı ‘ilk imzayı veren’ ruh haliyle kendini bu zırha kapatıp rakip olabilecek kişilere karşı bir anlamsız paranoyaya kapılarak ilişkilerini koparması başlıbaşına trajikomik bir durum. Partide kimseyi dikkate almıyor. TEK ADAMLIK hastalığına kapılmış. Keza aynı şekilde satın alma aşamasında saymanı ve yönetimi hiçe sayıp, kimseye danışmadan tekbaşına astronomik bir bedelle şaibeli olarak alınan yeni il binası bütün toplum tarafından sorgulanır hale gelmiştir.
Bu seçimde ;”üyelerin delege seçimi için sandık koymayan ilçelerde kongre yapılmayacaktır.” denmesine rağmen nerede hak, nerede hukuk, nerede adalet?!
İl Başkanı bir takım gerçek dışı; “bunlar gerçek üyeler değil” gibi yaftalamalarla üyenin iradesini hiçe saymış sandık koymamıştır. ( bunu ilçe başkanlarımıza tavsiye etmesine rağmen çoğu ilçe başkanımız demokratik karar vermiş sandık koymuştur). Üyesine güvenmeyen hangi zaferi kazanabilir.
Kendisi iki yıldır il başkanı öncesinde merkez ilçe başkanı. Eğer üye yapmadıysan, yıllardır bu partiye gönül vermiş binlerce üyeye güvenmiyorsan bu senin eksikliğin. Seçim döneminde bunlar üye şimdi üye değiller öyle mi?
Yıllardır hayatını bu partiye adamış üyelerin iradesini hiçe sayıp sandık koymadan masabaşında belirlediğin delegelerle yapılan bu seçim partilinin iradesini yansıtmıyor. Bir de zafer naraları atılıyor. Neyin hangi zaferi. Buna rağmen asıl zafer diğer adayların aldığı oydur.
Merkez İlçe seçimi benim ve bazı arkadaşlarımızın yenilgisi olarak lanse ediliyor. peki ben Taner Toraman karşısında seni desteklediğimde sen kaybettiğinde bu benim yenilgim mi oluyor. Herkes biliyor ki Naif Alibeyoğlu Belediye seçiminde partiler arası anlaşmanın kurbanı olmayıp aday olsaydı en az 20 bin oy alacaktı.
Aday bile olmak istemiyordun unutma seni ben ve arkadaşlarımız il başkanı seçtirdik. Sayın Uğur Can Irak’ın Parti Meclisi seçimlerindeki rolümü de herkes biliyor.
Bir ömür, ülkem ve kentim için mücadele vererek geçti. Kavgamızın, adaletin, özgürlüğün, demokrasinin güvencesi olan partimizde yer almaktan onur duydum.
Önemli görevler aldım ve başarılı işlere imza attım. Yaşadığım kentte parmak izimi bırakmadığım yer kalmadı. (Hatta Halk Eğitime ait Kongrenin yapılacağı salon 20 yıldır kapalıydı. Tamamen boş, koltuk ve sahne dahi yoktu, duvarlar kurum bağlamıştı. Sinemadan sonra burayı da yaptırmış hizmete sokmuştum.)
Kapıları çalan oldum. Birçok insanın yüreğine dokundum. Böylece varoldum.
Demokrasinin teminatı sandığın ülkeme özgürlük ve adalet getireceği inancıyla hareket ettim.
Bugün yaşadığım kentte, Kars’ta parti içi demokrasinin yok sayılarak mahalle delegeleri için sandığın konulmaması kabul edilebilir olmaktan çıktı. “Daha siz kendi içinizde….” Sorularına cevap veremiyoruz. Bu konuda Parti Genel Merkezimiz sözünü tutamadı.
Yıllarını partimize veren insanlara ne söylemeliyiz. Ülkede iktidar olmayı bırakıp, parti içi iktidar olmayı tek kurtuluş görenlerle nasıl mücade etmeliyiz.
“Yalnız bırakılmamızı” kendimize nasıl anlatmalıyız.
Peki biz neyin mücadelesini veriyoruz.
Solcu biat etmez, solcu vicdanın sesini dinler. Ardahan ve Iğdır’da da benzer anti demokratik uygulamaya delege onurlu davranış sergiledi. Mevcut il başkanları kaybettiler.
Partimiz, her damlayı önemsediğinde değerini koruyacak ve güçlenecek.
Gerçek demokrasi ‘damla’ olmaktan vazgeçmeden ‘sel’ olanlarla gelecek…
Saygılarımla…
Naif Alibeyoğlu