Prof. Dr. Yavuz Öztürkler
Ülkemizde internet kullanım oranı %86.5 ve nüfusun %65’i sosyal medyaya erişim
sağlamakta.
Neredeyse toplumun çoğunluğunun bilgi paylaşımı platformu haline gelen “feyzbuk”’ta
zaman 34.8 milyon kullanıcımız ayda 10 saate yakın vakit geçirmekte…
Yüzde 94’ümüz mobil telefon sahibi ve birçoğumuz telefonumuz ile 24 saat yapışık
haldeyiz…
Bu durum ilk bakışta muhteşem bir dijitalleşme başarısı gibi gözüküyor…
Bu madalyonun bir yüzü…
Madalyonun diğer yüzünde birçok tehdit var.
Dil ve kültürde yozlaşmadan tutun sağlığa kadar birçok risk kapımızda…
Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz tuzaklarla dolu sosyal medya kuşatması altında…
Bilgi kirliliği ve kafa karışıklığı ile bizi kontrolü altına almaya
çalışan platformlar sinir bozucu…
Her şey bir tarafa sağlığımıza etki eden paylaşımlara dikkat!...
Falan yöntemle bel fıtığına kesin çözüm!
Filan karışımdan mucize sonuç!
Yatağa mahkumken bir günde anadan doğma yapan kürler…
Kansere acil şifa veren bitkisel tarifler…
Bir saatte ağrılardan kalıcı kurtuluş sağlayan yöntemler…
Yere yatırdığı hastasının (!) omurlarını çekiçleyerek
iyileştiren mucizevi eller…
On yıl birden gençleştiren karışımlar…
Hastanelere ve doktorlara para dökmeye gerek yok diye
mangalda kül bırakmayan Lokman hekimler…
Elinde mobil telefonu olan yüzbinlerce saf, temiz ve umut arayan yurdum insanı bunların
insafına terkedilmiş durumda.
Dijital ortamı bu kadar rahat ve başıboş bir şekilde kullanan kişilere veya kullanıcılara daha
etkili bir standart, filtre ve denetim sistemi gelmeli.
Aksi takdirde sosyal ağlar üzerinden yürütülen bir istismar ve şarlatanlık furyası giderek
artacaktır.
Bunlara dur diyecek bir internet kullanım mevzuatına gerek yok mu?
Sağlıklı ve kafa karışıklığından uzak huzurlu bir yeni yıl dileği ile…