İSMAİL AKYILDIRIM
Birçok ağabeyilerimizin, üstadlarımızın yazdıklarına şahit oldum.
Türkmen Aboş... Abdurrahman Coşkun...
İyi bir eğitimci... Yılların edebiyat öğretmeniydi.
Çokça sohbetimiz olmuştur.
Bilgi dağarcığıma da çok şeyler katmıştır.
Ben Hüryurt'ta çalışıyordum,
Aboş ağabeyi Fikri ağabeyinin (Fikri Durgun) gazetesi
Serhat Kars'a takılırdı.
Muazzam bir herifti...
Kalem tutmayı Temraz hocamdan,
kalemi kullanmayı Aboş ağabeyinden öğrenmiştim...
Nereden aklıma geldiyse? Şöyle diyordu her defasında;
"Yaşadığımız hayat bize evvela suspus olup dinlememizi,
ancak ardından bunu kesinlikle fazla uzatmamamızı söyler evlat!" derdi...
Aboş ağabeyi suspus oldu... Ahirette şimdi...
Eee, peki onun öğrencisi suspus olur mu şimdi?
Devam ettireceğim yazmayı!
Ta ki hakikatler yerini buluncaya kadar...
Dün, "Dünya Basın Özgürlüğü Günüydü..."
Çokta önemsemiyorum!
Ben yazdıktan sonra, günün ve takvimin hiçbir kıymeti yoktur.
Unutmamalı ki, davayı iddialarla sadece bir milim öteye götürebilirsin...
Geçmişin kanıtları ise onu kilometrelerce geri çeker!
Kısaca anlatmasını bilene verin gönlünüzü, ya da dikkatinizi...
Artık her neyse... Muhabbetle...