|
Tweet |
Çevirin başınızı güneşe!
Bugün okuduğum bir alıntıyı okurlarımla paylaşmak istedim.
Hikaye şöyle başlar:
Büyük İskender'in babası Philip, İskenderi hiç sevmezmiş.
Hatta İskender'i sürgüne yollamış, sonra affetmiş...
Yine de İskender'e olan soğukluğu değişmemiş.
Günün birinde Philip'e simsiyah yelesi olan ve rüzgar gibi hızlı,
gözleri yıldız, toynakları mermer gibi sert bir at hediye etmişler.
Dizginlemek mümkün değilmiş.
Dört beş kişi atı zapt edemiyormuş...
Hele üstüne binmek... Ne mümkün !
Allah muhafaza!
Deneyen üç kişiyi üstünden atmış...
Atın azgınlığını gören Philip tereddüt etmiş.
Kral olarak hediye ata binmesi gerekirmiş
ama at üstünden atabilir, belini kırabilirmiş...
Philip sürgünle kurtulamadığı oğlu İskender'e
‘atı sana veriyorum’ demiş.
Amacı, İskender'in ata bineyim derken,
düşüp belini kırması hatta ölmesi...
İskender ata yaklaşmış,
dört görevli zor zaptederken kolonu tutmuş,
atı şöyle bir çevirmiş, yaklaşmış,